Sonbaharda İçinizi Isıtacak Film Önerileri

Selam Senyor!

Hepimizin de bildiği ve hissettiği üzere havalar soğudu, kalın kıyafetler giyildi, güz yaprakları çoktan ağaçlardan düşmeye başladı bile. Bizler ise yılın tam da bu zamanlarında yer yer beliren güneşin tadını çıkarırken zaman zaman da içimize dönmeye başladık. Güneşin tadı bir bardak çayla, balkonda sevdiklerimizle -ve sosyal mesafeli 😊- çok da güzel geçirilir. Peki yalnızken şöyle birkaç film izlersek güzel olmaz mı dedik ve birkaç sonbahar filmini sizler için derledik. Filmleri izledikten sonra yorumlarınızı mutlaka bekliyoruz!

Ölü Ozanlar Derneği (Dead Poets Society), 1989

Robin Williams’ın başrolünde olduğu ve ilham verici bir edebiyat öğretmenini canlandırdığı bu ödüllü film, izleyenleri büyülemekle kalmaz; onlara birçok güzel mesajlar verir. Fazlasıyla disiplinli bir okul yönetimine yeni bir soluk olan edebiyat öğretmeni John Keating (Robin Williams), öğrencilerinin hayatını değiştirip onlara kendilerini keşfetmeleri için bambaşka kapılar açar. Sanatın, edebiyatın ve özgür düşüncenin önemini bilen bu öğretmen, okul yönetimi tarafından bir öğrencinin intiharı ile suçlanınca ise işler farklı bir hal alır. Yılların klasiği olan bu dram filmini siz Senyorlara ısrarla tavsiye ediyoruz.

Geliş (Arrival), 2016

Şimdi de biraz bilimkurgu diyerek 2. önerimize geçiyoruz. Denis Villeneuve tarafından yönetilen, “uzaylı filmleri” kategorisine farklı bir şekilde göz kırparak bir dilbilimci ve bir fizikçinin ‘geliş’ niyetleri anlaşılamayan uzaylılarla iletişim kurmaya çalışması ve bu süreçte meydana gelen birtakım dramatik olayları konu alır. Bilimi, aşkı, işi ve macerayı bir arada bulunduran filmde sizi şaşırtacak birçok küçük ve büyük detay bulunmakta. Siz de mutlaka bu macerayı görmelisiniz.

Penceredeki Kadın (The Women in the Window), 2021

Başrolünde Amy Adams’ın bulunduğu, Joe Wright yönetmenliğindeki film, agorafobisi (alan korkusu) olan bir psikoloğun evinin penceresinden şahit olduğu birkaç olaylar silsilesini işler. Bu olaylar gelişirken ise geçmişte yaşadığı travmalar tekrar gün yüzüne çıkar. “Peki bu film bizleri korkutur mu?” diye sormak isterseniz psikolojik gerilim türündeki bu filmin belki sizi bir nebze gereceğini söyleyebiliriz. Fakat film bittikten sonra yaşananların tümü sizi biraz etkisinde bırakabilir.

Yukarı Bak (Up), 2009

Şimdi de hem sonbahara hem de diğer mevsimlere yakışacak nitelikte bir animasyon filmi ile karşınızdayız. 2009 yapımı Yukarı Bak filminde baloncu Carl Fredricksen ve inanılmaz vahşi doğa yolculuğunu anlatırken ona eşlik edecek küçük misafiri ise hikayesini renklendirmektedir. Bu filmde izleyeceğiniz olaylar ve birinin hayallerinin peşinden gitmesi belki de hiç bu kadar eğlenceli ve sevimli olmamıştı. Yüzünüzde tebessümler kalbinizde minik hüzünler bırakacak bu filmimize de bir şans vermeyi lütfen unutmayın.

Merhaba Senyor! Bu yazının sonu geldin fakat başka blog yazılarımız da okumak istersen “buraya” dokunabilirsin.

tr_TRTürkçe